İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

İnegöl’de bir mahalle

Günümüzde çocuklar için hazırlanan popüler bilim kitaplarının sayısı her geçen gün artarken kurguyla kurgu dışını bir araya getiren, edebiyattan güç alan bilim konulu anlatılara çok sık rastlamıyoruz. Uzayda Bir Mahalle, işte az rastlanan bu türün iyi örneklerinden biri.

Yazan: Safter Korkmaz

Sicim Teorisi ile ilk kez üniversitede tanıştım. Teorinin ne önerdiğini -kaba hatlarıyla- anlamam ise tekrarlı okumalarla geçen uzun saatlerime mal oldu. Belki de bu yüzden Deniz, Zafer ve Serdal’ı çokça kıskandım. Ah, tabii siz daha onlarla tanışmadınız. Bu üç arkadaş, Toprak Işık’ın yeni romanı Uzayda Bir Mahalle’nin kahramanları. Ama başrol Deniz’in; onun ağzından dinliyoruz tüm hikâyeyi. Okurla sohbet edercesine, tane tane anlatıyor her şeyi. Öte yandan metnin dehlizlerinde ilerlerken, Deniz’in sesinde Toprak Işık’ın yankısını da hissetmiyor değiliz. Yazarın önceki yapıtlarını okuyan, yaşam öyküsünü birazcık bilen biri için, anlatıya serpiştirilmiş gerçek yaşam deneyimlerini fark etmek zor olmuyor. İnsan okuduklarının ne kadarının kurgu ne kadarının anıların yeniden yorumlanması olduğunu merak etmiyor da değil. Ama sanırım, kurgu da olsa Deniz’in yazardan bağımsız bir kişilik olduğunu kabul etmek en doğrusu.

Bunca laf edip, bu arkadaşları niye kıskandığımı açıklamadım daha değil mi? Kızmayın, şimdi giriyorum konuya. Kıskandım çünkü henüz ortaokul sıralarında, onları kuantum fiziğinden Sicim Teorisine, kütle çekiminden karanlık enerjiye, nice yetişkinin bugün bile anlamadığı konularla tanıştıran bir fen bilgisi öğretmenleri var: Düzgün öğretmen. Tamam, Düzgün öğretmen Serdal’ın babası; ama öyle olmasa bile çocuklarla iyi ilişkiler kurabilen, onları ciddiye alan, adı gibi düzgün biri o. Kahramanlarımızı düşünmeye, araştırmaya yönelten, bilimsel bilgi ve yöntemle tanıştıran, 40 yıl sonra bile iyilikle hatırlanacak bir rol model. Ne yazık ki benim böyle bir fen bilgisi öğretmenim olmadı!

80’LERDE ÇOCUK OLMAK

Yahu üç ortaokul öğrencisiyle kendini neden kıyaslıyorsun, diyenlere de bir cevabım var elbette: Uzayda Bir Mahalle’de anlatılanlar 1980’lerde geçiyor. Sadece anlatının içine serpiştirilen ipuçları değil böyle düşünmeme sebep olan; yazar Toprak Işık da o tarihlerde ortaokul çağlarında, varın siz düşünün gerisini.

Tesadüfe bakın ki ben de ortaokul sıralarındayım o tarihlerde. Demek oluyor ki Deniz, Zafer ve Serdal aslında benim akranlarım. Onlar dalga teorisiyle, cüce yıldızlarla boğuşurken Arşimet’in hamam tasından yahut Newton’un elmasından bir karış öteye gidemeyen ben hayıflanmayayım da kim hayıflansın!

Neyse ki şimdiki çocuklar şanslı. Sadece İnterneti, akıllı cihazları falan kastetmiyorum şans derken. Araştıran, bilimsel bilgiye ulaşmak isteyen kişi için bunlar elbette bulunmaz nimet; ama 80’lerle bugünün önemli farklarından biri çocukları bilimle buluşturan, onların merak duygusunu kışkırtan, eğlenceli mi eğlenceli kaynak kitapların varlığı. Sizlere 80’lerde çocuk olmanın ne denli zor olduğundan bahsedip kendi kuşağımı acındıracak değilim ama biz, şimdikiler gibi özenle hazırlanmış, renkli mi renkli popüler bilim kitaplarını rüyamızda bile göremezdik.  Şanslıysak evimizde 6 ciltlik Hayat Ansiklopedisi ve yakınımızda bir halk kütüphanesi olurdu. Kitabımızın kahramanları da iki kere şanslı ki Düzgün öğretmenin yanı sıra İnegöl’de gidebilecekleri, görmeye değer bir de kütüphane var: İshakpaşa Halk Kütüphanesi.

KURGUNUN KURGU DIŞIYLA BULUŞTUĞU YER

Günümüzde çocuklar için hazırlanan popüler bilim kitaplarının sayısı her geçen gün artarken kurguyla kurgu dışını bir araya getiren, edebiyattan güç alan bilim konulu anlatılara çok sık rastlamıyoruz. Uzayda Bir Mahalle, işte az rastlanan bu türün iyi örneklerinden biri.

Toprak Işık, pek çok ciddi bilimsel meseleyi romanına konu edinmiş edinmesine ama elimizdeki yapıt çocukların dünyasından beslenen, sağlam bir altyapının üzerine oturmuş, mizah dozu yüksek, edebi bir  metin.

Anlatının bilim yükünü çeken okul-kütüphane maceralarında, kahramanlarımıza eşlik eden sınıf arkadaşları Serap, Tankut ve sürpriz çıkışıyla herkesi şaşkına çeviren Kürşat, önemli yan karakterler. Yazar, çocuk dünyasına has inat ve çekişmelerin gülümseten atmosferinde, önyargıların yanlışlığına dair mesajını da parmak sallamadan vermeyi başarıyor.

Metinde birbirinden bağımsız gibi görünen ama bir araya geldiğinde bütünlüklü bir dönem anlatısına dönüşen olaylar dizisi sadece okul-kütüphane eksenine değil, pek çoğumuzun özlemle andığı, artık geçmişin bir parçası hâline gelen mahalle dayanışmasına da selam gönderiyor. Uzaylılarla haşır neşir Hanife abla, Deniz’in kahramanı uzaylıların korkulu rüyası Ali abi, askere gitme ateşiyle yanıp tutuşan Edip abi, başta Nebi olmak üzere mahallenin Arnavut kökenli sakinleri eski Türk filmlerine taş çıkartan mahalle yaşantısının önemli figürlerinden birkaçı. Yazar Işık, bu karakterlerin her birini, birbirinden ilginç ve komik olaylar dizisinin içinde kanlı canlı birer kahramana dönüştürmeyi başarıyor. Öyle ki kitabın sonunda kahramanlarımız Deniz ve Zafer yatılı okul için mahalleyi geride bırakmak zorunda kaldıklarında, okur da onların yaşadığı ayrılık acısına kolayca ortak oluyor. Bu arada, İnegöl’de -ki İnegöl de uzayda değil mi sonuçta- bir mahalleye veda ederken, Deniz’in yeni maceralarını da merak etmiyor değiliz.

 

 

Uzayda Bir Mahalle
Toprak Işık
Resimleyen: Doğan Gençsoy
Editör: Burhan Düzçay
Tudem Yayınları, 112 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.