İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Hayat bir bavula sığar mı?

Kitap, biz okurlara üzerinde konuşacak pek çok konu sunuyor: Farklı olanı ötekileştirmek, yabancı olanı dışlamak, kişisel sınırlar, güven ve vicdan muhasebesi

Yazan: M. Banu Aksoy

Eskiden anket defterleri vardı. “Issız bir adaya düşsen yanına ne alırdın?” sorusu da ankette mutlaka yer alırdı. Laf olsun diye üç şey yazanlar da olurdu, yanıtı uzun uzadıya düşünenler de… Sahi, hayatta seçecek sadece üç şeyimiz olsaydı? Düşünmesi, yanıtlaması zor bir soru. Zaman zaman aklımdan geçer, eşyalarımdan vazgeçmek zorunda kalsaydım neyi bırakır, neyi alırdım diye? Bir “yangında kurtarılacaklar” listesi yapmak veya evden bir bavulla ayrılmak, içinden çıkılması hayli güç bir mesele.  

Günlerden bir gün kasabaya, ardından koca bir bavulu sürükleyerek bir yabancı gelir. Yorgun ve üzgün görünmektedir. Onu gören kasaba sakinleri -kuş, tavşan ve tilki- yabancının hikâyesinden çok bavuluyla ilgilenirler. Koskoca bavulun içinde bir fincan olduğunu duyunca şaşırırlar. Yabancı ise bavulda sadece fincan olmadığını söyleyerek devam eder: Oturup çayını içebileceği bir masa ve sandalye, çayını demlediği küçük kulübesi ve hatta kulübesinin bulunduğu rüzgârlı tepe de bavulun içindedir. 

Bunca şeyi bir bavulla taşımak kolay mı? Yabancı çok yorgun olduğunu söyler ve dinlenmeye çekilir. O, kâbuslarla dolu, tatsız bir uyku uyuyadursun, diğerlerinin bütün derdi bavulun içinde gerçekte ne olduğunu görmektir. Bir yandan da gelen yabancıyı değerlendirirler. Garip, güven uyandırmayan ve belki de yalan söyleyen biri… Bavulu açmaktan başka çare yoktur. Büyükçe bir taş bulunur ve…  

Kitap mutlu bir sonla bitiyor gerçi ama biz okurlara da üzerinde konuşacak pek çok konu sunuyor: Farklı olanı ötekileştirmek, yabancı olanı dışlamak, kişisel sınırlar, güven ve vicdan muhasebesi. Mülteci sözcüğünü her gün sıklıkla duyduğumuz bir dönemde üzerine düşünülecek önemli konular bunlar.

Kalın konturlar, net renkler ve karakterlerin sözleriyle renklenen yazı tasarımı, kitaba sade ama etkili bir hava katıyor. Kasabalıların ve yabancının renkleriyle ilgili tercihler de öyküdeki farklılık meselesini görsel olarak vurguluyor. 

Chris Naylor-Ballesteros’un hem yazıp hem resimlediği Bavulumdaki Kırık Fincan, geçmiş yıllarda Pearson etiketiyle yayımlanmıştı. Domingo tarafından yeniden basılan kitabın çevirisi Melike Hendek’e ait. Kitabın 2020 yılında Kate Greenaway Madalyası finalistlerinden biri olduğunu da ekleyelim. 

Bavulumdaki Kırık Fincan
Chris Naylor-Ballesteros
Türkçeleştiren: Melike Hendek
Domingo Yayınları, 32 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.