İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Burada bir felsefe var, uzakta

Ülke olarak bilimde durumumuz, yüz ağartmıyor. Ne yazık ki felsefedeki hâlimiz onun da gerisinde. Şaşırmıyoruz; ekmediğimizi biçemeyiz.

Yazan: Toprak Işık

Serhan Kansu, kitabının kapağında soruyor: Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar? Bu başlığın hemen altında, Ahmet Demirtaş’ın can verdiği, sevimli mi sevimli bir teyze var. Eline dünyayı almış, sahaya uygun ayakkabıları ve uygun olmayan entarisi ile bir basket topu üzerine oturmuş. Eski Yunan kıyafetleri içerisinde filozof sakallı bir beyefendi ve Süpermen kostümlü uçan bir hanımefendi, Pervin Teyze’ye eşlik ediyorlar. Elma Çocuk etiketli bu kitabı okuyanlar, onların Bay Felsefe ve Felsefe Hanım olduklarını hemen ilk sayfalarda öğrenecekler.

Yukarıdakilerin yanı sıra yıldızlar ve bazı gezegenleri de içeren kapağın kafa karıştırıcı olduğuna kuşku yok. Karışıklık, kitabın içeriğine oldukça uygun. Pervin Teyze ve basketbol bahane, asıl mesele felsefe… O felsefe ki, Serhan Kansu’nun aktardığına göre, kafamızın içindeki dağınıklığı düzenleme işlevine sahip.

Belki de felsefe var olanları düzenlerken engin düşünce evreni içinde meraklısını bekleyen birçok kavramsal karmaşayı da beyne taşıyordur. Tıpkı bilimin de her keşfi ile yeni bilinmezleri zihnimize davet ettiği gibi… Elbette bunlar hem felsefenin hem de bilimin artılarıdır. Bilimin ışığından ve felsefenin rehberliğinden nasibini alanlar, öğrendiklerinin onları mutlak kesinliklerle çevrili sıkıcı bir düşünce limanına taşımayacağını bilirler.

Ülke olarak bilimde durumumuz, yüz ağartmıyor. Ne yazık ki felsefedeki hâlimiz onun da gerisinde. Şaşırmıyoruz; ekmediğimizi biçemeyiz. Biz, tartışmada sıkıştık mı “Felsefe yapma!” diyenleriz. Oysa Serhan Kansu, ünlü filozof Immanuel Kant’tan ne güzel bir alıntı yapmış: “Felsefe, kendisini öğrenmenize izin vermez, insan felsefe yapmayı öğrenir.”

Kansu, kitabına felsefenin birkaç tanımını almış ve tercihini bunlardan özellikle biri için kullanmış: Felsefe, düşünme üzerine düşünmektir.

Yazar, beynimizi bir düşünme fabrikasına benzetiyor. Fabrikadaki hızlı akışta, her şeyi usulünce buluşturup ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayan, arkadaki düzendir. Düşünürken, beynimizin içinde uçuşan kavramları yakalayıp kullanıyoruz. İnsan zihni de taşıdığı kavramları, ya bir üretim bandındaki gibi düzen içinde işler ve tutarlı yeni düşünceler üretir ya da kavramlar başı boş biçimde, ürüne dönüşmeksizin oradan oraya savrulur. Hatta okumayan, araştırmayan, sorgulamayan pek çok beyin üretimde kullanacak yeterli sayıda kavrama da sahip değildir ama fabrika yine de durmaz çalışır. Düşünce üretemeden enerji tüketen beyin bizden uzak olsun diye felsefe var.

Serhan Kansu, tümevarımdan, tümdengelime akıl yürütme yöntemleri ile tanıştırmış genç okurlarını. Güzel ve çirkinin, iyi ve kötünün ne olduğunu sorgularken felsefi etiği konuk etmiş sayfalarına. Akıl jimnastiği ve düşünce fabrikasından çıkan sorular bölümünde, okurunu sahneye almış. Kant’ın saptamasına uygun olarak onu felsefe yapsın diye kışkırtmış. Kafa karıştıran, beynin kıvrımlarını zorlayan sorular sormuş. Hatta bunlardan bazılarının çözümü de yok. Olsun; asıl maksat çözüm bulmak değil, akıl yürütmek ve soruların tümü her yaştan okurun aklına hitap edecek türden. Yazar, boş satırlar bırakıp okuru son sözü söylemeye de davet etmiş.

Namık Kemal, çok sevdiği milletine “Yüksel ki yerin bu yer değildir,” diye seslenmişti. Toprağımızın bir başka şairi de kavgasını anlatırken “Şiirle, şarkıyla olacak iş değil bu,” demişti. Cehaletle bir derdimiz var; çünkü sahiden de yerimiz bu yer değil ve bu dert şiirle şarkıyla deva bulmayacak. Bilim üretmek, felsefe yapmak iyi gelecek bize.

Serhan Kansu’nun anlattığı felsefeyi eleştirenler olacaktır. Ondan neden bahsetmemiş, bunu neden öyle anlatmış diyenler muhakkak ki çıkacaktır. Onlara, iyi ki varsınız; buyurun, sıra sizde, demeli. Yazın, siz de yazın. Daha fazla çocuğumuz felsefeyle tanışsın, akıl yürütmeyi öğrensin. Bilimin erişemediği yerlerde, felsefenin rehberliğinde arasınlar yollarını. Beyinlerinin içindeki fabrikayı ustaca kullanmayı öğrensinler. Öğrensinler ki, tarihe beşik olmuş bu güzel memleket aklın egemenliğiyle taçlansın. Toprağın ilk kez sabanla buluştuğu, insanlığın okuma yazmayı söktüğü bu coğrafyanın evlatları kültürel miraslarına
yakışır bir geleceğe kavuşsunlar.

Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?
Serhan Kansu
Resimleyen: Ahmet Demirtaş
Elma Çocuk Yayınları, 64 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.