İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Çocuk CV’sinin parlak noktaları: Sümük ve Yara

Sümükler, yaralar ve onların gizli hayatları; uyarılar ve panik havasıyla karşılanan hayatımızın acı tatlı sürprizleri.

Yazan: Adnan Saracoğlu

Resimli kitaplar nereye gidiyor? Yoksa resimli kitapları, yetişkinlere çaktırmadan çocuklar mı yazıyor? Her sene, birçok ülkeden metniyle, boyutuyla, kurgusuyla tazelenmiş; deneylere yelken açmış çılgın illüstrasyon diliyle çıkıp gelen kitapların bildiğimiz dünyayla, köhnemiş yetişkinlerle ilgisi olmasa gerek. Resimli kitap çocuk örgütü, ne olur çıkmayın gizlendiğiniz yerden ama lütfen aranıza beni de alın!
Sümükler, yaralar ve onların gizli hayatları; uyarılar ve panik havasıyla karşılanan hayatımızın acı tatlı sürprizleri. Okumasına yardım ettiğim sınıf arkadaşımın burnundan aşağı doğru, ağır “banci camping” temposunda iner ve tam kitaba değmek üzereyken fırk yukarı çekilirdi. Koleksiyonerlikten, borazan seslerinden, maden tetkikten hiç söz etmeyeceğim çünkü elimdeki kitapta, olay anı ve mahallinden bildirircesine taze geliyor haberler.
Sümüklerin Gizli Hayatı’nda, ilk iki sayfadaki yedi çocuk sümük resitalini başlatıyor. Çocukların her biri, okura âdeta ayna tutuyor. Biri değilseniz kesin ötekisiniz. Tabii canım sizin ellerinize süslü silgiler kalemler ve kitaplardan başka bir şey değmedi. Hı hı hep temiz, bey beycik, hanım hanımcıktınız.
Merhaba sümük, tanıştığıma memnun oldum. Sümük destursuz anlatıyor; iğrenç sandığınız yapış yapışlığın altındaki asalet, uzun bacaklı İngilizlerde yok, hizaya geçin diyor.
– Enfeksiyonu engelleyen benim, renge göre alarm veren gene ben! Peki, ağlarken, rüzgârlı güzel havalarda size eşlik eden kim?
– Sensin kahramanım sümük.
– Hah şöyle, hapşır bakayım!
– Hakashun, hapşu, a-psik!
– Salud, dinero, amor!
Karışmasın kafamız, zaten hapşırık sersemiyiz. Farklı ülkelerin hapşırık seslerini, yansıma sözcüklerle aktarıp, okuru kısa bir dünya turuna çıkardıktan sonra, Meksikalıların her hapşırık için farklı bir dilekle hapşıranı koltukladığını; İran’da iki kez hapşırmanın uğursuzluk sayıldığını; Japonların birçok konuda olduğu gibi hapşırık konusunda da süperego zenginlikleriyle hayatlarını kararttıklarını hatırlatıyor sayın sümüklü kitap.
Hayvanlar dünyasında takılmadan, zürafaların, yunusların, gorillerin sümüklü hâllerine imrenmeden bitemezdi bu kitap. Uzunca diller, hünerver parmaklar…
Abartıyla gülerken öğrendikleriniz asık suratlı öğretmenleri çatlatabilir. Yetmemiş gibi muzip bir doğru-yanlış testi ve son sayfadaki cevaplarla çekiyoruz elimizi burnumuzdan.
Mariona Tolosa Sisteré, çizer-yazar yetkinliğiyle sümükten sonra yaraların hayatına da ortak ediyor bizi. Mizah yüklü çizgisi, sayfa kullanım zenginliği ve yüklü ayrıntılarla başvuru kitabının çocuksu izdüşümü için altın formülü korneamıza bırakıveriyor âdeta. Etnik ayrımcılık duyarlığı yüksek benim gibi bir okur için aldığı tedbir de dikkatimi çekti doğrusu. Siyah sümük için seçtiği Afrikalı çocuğun yanına, yeşil-sarı sümük için de Afrikalı bir çehre konduruyor. Eleştiri saati için önemli bir detay.
Yaraların Gizli Hayatı kitabı, sümük kitabından daha renkli, daha incelikli. Anatomiye giriş yolları süslü taşlar döşeli. Dünya turu turistlikten bir kademe daha ileri, seyyahlara vergi.
Dersimi başka kitaplardan çalışmış da gelmiştim. Kolajene, trombosite özenli bir reverans… Merhaba yara! Çocukluğum seninle geçti, seni hep kendime çektim. Sensiz gün yüzü görmedim. Koca adam oldum. Vapurda denize bakarken, balıkçının kurşunu kafama geldi. Merhaba yara, eski dostum! Yara bantları, plasterler, sargı bezleri, dikişler, oksijenli pamuk. Hepinizi seviyorum. En çok yara kabuklarını, gücenmek yok!
“Oyun parkı benim en sevdiğim yerdir,” diye başlayan bir kitap nasıl harika olmaz! Çağın ebeveyni, oyun parkı özerkliğine bile hürmet etmiyor, canım yara. Dev bir kolda katman katman bilgi dans ediyor, vücut tüm yoldaşlarıyla, kendisini onarıyor. Gladyatörlere benzetiyor kimi savunma kuvvetlerini. Spartaküs demeyeceksen, arenayı temelinden sarsmayacaksan orada dur sevgili Mariona.
Sıyrıklar, batmalar, yanmalar, kesikler, ezikler, morluklar, su toplamalar, delicesine kaşınmalar sıra sıra geliyor, iyileşip dönüyor. On yıl sonra sizden ne güzel hatıralar ne afili sohbetler çıkacak bir bilseniz.
Kadim tıp formasyonu samimiyetle selamlanıyor. Maoriler, Mısırlılar, Aztek ve Maya şifacıları kesti bin yıllarca hekimliğin raconunu. Onlar daha portakal çekirdeğiyken de hayvanlar sağaltıp duruyordu kendilerini ve yavrularını.
Çocuklar böyle kitapları gözlüyor heyecanla. Sümüğün haylazlığına, yaranın heyecan veren çağrısına kayıtsız kalamıyorlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sümüklerin Gizli Hayatı
Yaraların Gizli Hayatı
Mariona Tolosa Sisteré
Türkçeleştiren: Berrak İdiman
Editör: Yağmur Yavaş Aydın
abm Yayınları, 28 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.