İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Polisiye Bir Mevzu: Gizem ve Yemek

Hikâye, kuşkusuz pek çoğumuzun aklına gelmeyecek bir ilişkiler ağını, belki de bir organize suçu açığa çıkaracak diye beklerken, yine aklımıza gelmeyecek bir suçlu profili ve suç motivasyonuyla sonuca ulaşıyor.

Yazan: Sema Aslan

Hannah Peck tarafından yazılan ve çizilen Kate İşbaşında, kutup yosunları üzerine çalışan ve çok heyecanlı bir keşfin eşiğinde olduğu bildirilen annelerini görmek üzere trenle kutup bölgesine doğru yolculuğa çıkan Kate ve en yakın arkadaşı Rupert’in atıldığı bir macera hakkında. Yolculukta Kate’e babası eşlik ediyor. Rupert, “insanca” konuşabilen bir fare ve binmek üzere oldukları treni kaçırırlarsa, annelerini görmeleri için bir hafta daha beklemeleri gerekecek. Olaylar hem bildiğimiz hem bilmediğimiz biçimde akacak gibi, daha baştan, bunu anlıyoruz.

Buhar gücüyle çalışan, çok şık bir trenle yola koyulan Kate ve Rupert, birbirlerinin en yakın arkadaşı olmak dışında, araştırmacı gazeteci tanımına tıpa tıp uyan iki hevesli gazeteci adayıdır. Daha çok da Kate; Roo, ona asistanlık etmektedir esasen. Kate, yanında her koşulda ihtiyaç duyacağını bildiği “Özel Muhabirin El Kitabı”nı taşır. Hayattaki en büyük idolü Catherine Rodriguez tarafından yazılmış olan kitap, adım adım nasıl araştırmacı gazeteci olunur, hangi zor durumun içinden nasıl çıkılır ve daha önemlisi, çok gizli bilgilere ulaşmanın yolları nelerdir gibi işe yarar ve nadir bilgiler içerir. Hem başucu kitabı gibi ama hem de mesleğe daha şimdiden gönül vermiş Kate için bir tür kutsal kitap gibi. Neyse ki bu tren yolculuğu sırasında da kitap yanındadır; bir gazeteci her ortamda ve her zaman gazetecidir çünkü. Haberin ne zaman karşınıza çıkacağı -ya da ayağınıza geleceği- belli olmaz! Nitekim bu hikâyede de tam olarak böyle oluyor; haber, Kate’in ayağına geliyor. Birbirinden farklı mizaç ve renkleriyle bir araştırmacı gazetecinin dikkatini çekiverecek mükemmel bir sosyal grup, mükemmel bir sahnede bir arada. Elbette meşhur Agatha Christie romanı Doğu Ekpresinde Cinayet akla hemen gelen bir polisiye roman, bu kitabı okurken. Kate, Hercule Poirot gibi ortak bir kanıyla gizemi çözeceğine inanılan, kendini kanıtlamış bir dedektif olmasa da atmosfer araştırma yapmak için dört dörtlük: Her biri başka dünyalardan bir grup insan, zorunlu olarak bir arada bulunuyor ve kimse mekânı terk edemiyor. Trenin hareket etmesiyle birtakım suçlar işlendiği ortaya çıkıyor ve bu esnada bazı yolcuların bazı sırları ve yalanları yakalanıyor. Üstüne bir de eteklerdeki taşların yerlere döküldüğü bir son akşam yemeği yeniyor!

Buharlı trenle Kuzey Kutbu’nu giden bir grup tuhaf insan diye özet geçebileceğimiz yolculara biraz daha yakından bakalım: Stajyer tren kondüktörü Simon, elinde elmas uçlu bir baston taşıyan ve son derece şefkatsiz biri olduğu izlenimini veren Madam Maude ile kedisi Efendi Mimkins, jimnastik şampiyonu Bayan Bonbon, sirke katılmak için evden kaçan kızıl saçlı ikizler Zoe ve Chloe ile bir Rus rahip. Simon, Bayan Bonbon ve Rus rahip, kendilerine ait özel eşyaların çalındığını söylediğinde, tren artık bir suç mahalline, Kate de suçluyu ortaya çıkaracak gözü pek araştırmacı gazeteciye dönüşmüştür. Elbette şüphelilerle teker teker konuşur, notlar tutar, türlü riski göze alarak gizlice kompartımanlara girerek kanıt arar ve kanıt ararken aslında hiç ummadığı bilgilerle karşılaşır ve pek tabii ki bu bilgileri birbiriyle buluşturamaz, hikâyeyi tamamlayamaz ve giderek daha derine, daha karanlığa gömülür. Ta ki Rupert’in uyarısıyla: “Burada böyle hiçbir şey yapmadan duramazsın!”

Hikâye, kuşkusuz pek çoğumuzun aklına gelmeyecek bir ilişkiler ağını, belki de bir organize suçu açığa çıkaracak diye beklerken, yine aklımıza gelmeyecek bir suçlu profili ve suç motivasyonuyla sonuca ulaşıyor, olay kesinlikle beklenmedik biçimde çözüme ulaşıyor.

Kate İşbaşında, zaman zaman tatlı tatlı yükselen tansiyonu ve kimi kez ritmik diliyle okurunu kendine bağlayabilecek bir kitap da olabilir; bu özelliklerine rağmen bir miktar zayıf hikâye kurgusuyla çarçabuk okunup geçilebilecek bir kitap da. Çizimler çok eğlenceli, dikkat çekici ancak harekette sanki biraz aşırıya kaçılmış. Sıklıkla değişen yazı karakteri, puntolar, renkler hakikaten bir sınıra işaret ediyor. Sınırın bu tarafına da diğer tarafına da düşülebilir; bazı sahneler ve tasarıma dair seçimler, kimi okur için yorucu olabilir.

Bir diğer konu da kitabın hitap ettiği okur kitlesine dair… Kitap/okur sınıflandırmaları, yaş kategorileri okurdan okura esneyebilir, değişebilir fikrindeyim ve fakat bununla birlikte hikâye birkaç unsuru aynı anda bünyesinde barındırırken sanki geniş bir hat içinde farklı uçlara gidip gelmiş duygusuna kapıldım. Hayal gücünün ve anlatma arzunun sınırları ne kadar geniş olursa olsun, anlatının kendinde bir “hikâye sabiti” bulunmalı. Bu hikâyede o sabit epeyce sarsıntıya uğruyor. Ancak hikâye sarsıla sarsıla da olsa şefkatle bağlanıyor, kimse ölmüyor ve kutup bölgesindeki kadın, Kate’in annesi, beklenen keşfi yapıyor.

Kate İşbaşında
Hannah Peck
Türkçeleştiren: Merve Sevtap Ilgın
Editör: Ebru Koç Bal
İthaki Çocuk, 160 sayfa

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.