İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Griden turuncuya

Bu kitabın fareleri, kendilerini yer altına, karanlık evlerine hapsetmiş. Rutinin rahatlığından, alışılmışın verdiği güvenden vazgeçmeye hiç mi hiç niyetleri yok.

Yazan: Ece Kutlugün Arslan

“Bilmediğimiz bir yerlerde, çimlerin altında üç kişilik bir fare ailesi yaşarmış.”

Yazıya böyle başlasam da elimdeki kitap bir fabl gibi doğayı kucaklayarak devam etmediğinden, benden sıcak ve sihirli bir yazı beklemeyin. Çünkü çok da masallara yaraşır bir aile yok burada. Aksine bu ailenin üyeleri, rengârenk çiçekleri ve gün ışığının sıcak kokusunu reddeden gönüllü mahkûmlar gibiler. Aynı, yerin yüzeyinde yaşarken gözlerini güzelliklere kapatan bazı insanlar gibi.

Bu kitabın fareleri, kendilerini yer altına, karanlık evlerine hapsetmiş. Rutinin rahatlığından, alışılmışın verdiği güvenden vazgeçmeye hiç mi hiç niyetleri yok. Uzun Louis, Tombik Dora ve Küçük Katinka, saydığım sebeplerden ötürü günlerini mum ışığında patates pişirerek, kaygı ve huzursuzluğun sessiz karanlığında geçiriyor işte böyle.

Günlerden bir gün, ki o gün hikâyemizin başlangıcını oluşturuyor, beklenmedik bir mektup geliyor bu eve. Bu ıssız aileye mektup gelmesi fikrine bile yeterince şaşıran minik karakterlerimiz, ilk satırı okuyunca daha birçok sürprizin kendilerini beklediğini anlıyorlar.

Belediye başkanının emriyle, artık ailelerine birini daha katmak zorunda kalıyor farecikler. Yeni üye ise bir semender. Uzak ve zorlu yollardan gelen turuncu renkli, kocaman gözlü ve tuhaf fikirli bu yabancı sadece evi değil, evdekilerin hayatlarını da değiştirecek gibi duruyor.

Antje Damm Çıkagelen Semender’i sadece yazmamış, aynı zamanda sıra dışı bir hayal gücüyle resimlemiş. Genel itibariyle renkler koyu ve farelerin yüzleri merak uyandıran kaygılı bir griyle boyalı. Benzer şekilde çizimlerde, stop-motion tekniğiyle çekilmiş bir filmin yabancılaştırıcı etkisini hissediyorsunuz. Her ne kadar hikâyeye hizmet etseler de hedef kitleyi hesaba kattığımda, bu uzaklaştırıcı etkinin ve seçilen koyu renklerin, kitabı eline alan çocukları okumaya ne kadar heveslendireceği konusunda tereddütlerim yok değil. Yazıların ve görsellerin neredeyse aynı renklerde olmasının da okumayı zorlaştırdığını söylemeden geçemeyeceğim.

Göze çarpan başka bir detay da karakterlerin ve mekânların temsilindeki karşıtlık. Kurgusallığın yansımasıyla çizilmiş karakterler, gerçek hayattan koparılıp sayfalara yapıştırılmış gibi duran eşyalarla buluşuyor. Karakterlerin iki boyutluluğuna karşın mekânların çok boyutluluğu da kurgu ve gerçeklik arasındaki çizgiyi yıkıyor. Böylece kitap gerçek hayata göz kırpıyor bir bakıma.

Sonuçta yeni insanları evimize, ülkemize kabul etmek günümüzün bir gerçeği değil mi? Kişiler değişse de deneyimler aynı olmuyor mu hep?  İşte belki de bu kitapla gözlerimizi açmayı, olan biteni sorgulamayı hatırlarız. Yaşımız kaç olursa olsun.

Çıkagelen Semender
Antje Damm
Türkçeleştiren: Aylin Taraşlı
Editör: Damla Kellecioğlu
TukoTuko Kitap, 36 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.