İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Grafik tasarım cephesinde neler oluyor?

Grafik tasarım, yayıncılık dünyamızda uzun süre teknik ağırlıklı bir iş olarak görüldü. Yayınevlerimiz kurumsallaştıkça ve yayıncılık daha çağdaş normlara ulaştıkça, bu algı değişime uğradı. Bugün artık tasarım departmanları, yayınevlerinin en önemli bölümlerinden biri. Kitap yayımlama süreçlerinde grafik tasarımcıların rolünü, iki deneyimli tasarımcıyla konuştuk. Burak Tuna ve Serkan Yolcu, bize iş tanımlarından karşılaştıkları sorunlara, grafik tasarım eğitiminin içeriğinden işin teknik gerekliliklerine değin önemli bilgiler verdiler. 

Grafik tasarımcı kimdir, ne iş yapar? Yayıncılık süreçlerinde katkıları nelerdir?

Burak Tuna (Tudem Yayın Grubu Görsel Yönetmeni): Yayıncılık alanında çalışan bir grafik tasarımcı yazar, yayın yönetmeni, editör ve çizerden gelen tüm içeriği birleştirir; kitabı ya da dergiyi, gazeteyi, kataloğu oluşturur. Bunu tasarım kabiliyetini ve teknik bilgisini kullanarak yapar. Çalışmasını hatasız üretilecek şekilde formatlar. Süreç içinde, içeriğin fiziksel olarak nasıl görüneceği ile ilgili çalışmaları yürütür diyebiliriz.

Serkan Yolcu (Doğan Yayınları Görsel Yönetmeni): Grafik tasarımcı, bir mesajı, bir düşünceyi görselleştiren yaratıcı kişidir. Yayıncılık dünyasında tasarımcı kitapla bir inşaat yapar. Kitabı açarsınız, kâğıda dokunursunuz; her kâğıdın, her boyutun, her cildin, her yazı karakterinin, her yazı büyüklüğünün, kullanılan her görselin ayrı bir duygusu vardır. 80 gr. kâğıt ile, 115 gr. kâğıt arasında, kuşe ile grenli kâğıt arasında tat farkları vardır. Bütün bunlar algıyı etkiler, dolayısıyla okunan metni de etkiler. Tasarımcı tüm bunlarda büyük rol oynar.

Grafik tasarımcılar için iş alanları yeterli mi? Bir yayınevinde ya da freelance çalışarak geçimlerini sağlayabiliyorlar mı? Gençlere bu mesleği tavsiye eder misiniz?

Burak Tuna: Bir yayınevinde grafik tasarımcıya farklı departmanlarda, farklı alanlarda her zaman ihtiyaç duyuluyor. Ancak ülkemizin yaşam koşullarında bir grafik tasarımcının geçimini sağlaması maalesef çok zorlaştı. Yayınevlerinin şartları mümkün olduğunca düzeltmeye çalışması da yeterli olmuyor. Bunca çabanın boşa çıkması çok üzücü.

Serkan Yolcu: Günümüzde grafik tasarım için iş alanları oldukça geniş bir skalada ilerliyor. Reklam ajanslarında, dijital-event ajanslarında, yayınevlerinde, kurumsal şirketlerde ya da freelance olarak çalışabilirler. Yayınevlerinde tam zamanlı çalışarak geçimlerini sağlayabilirler. Güçlü markalarla freelance olarak ortak işlere imza atabilirler.

Grafik tasarımcı olmak için nasıl bir eğitim görmek gerekiyor? Bu işi yapmak isteyen gençler nasıl bir yol izlemeli?

Burak Tuna: Üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültelerinde değerli tasarımcılar yetişiyor. Bunun dışında benim gibi kendini yetiştirmek ve tecrübe edinmek de mümkün. Ancak şunu belirtmekte fayda var: Teknik bilgi grafik tasarım yapabilmek için yeterli değil. Kısa süreli kurslarda grafik programlarını ancak “yeni başlayan” seviyesinde kullanmayı öğrenebilirsiniz.

Serkan Yolcu: Ülkemizde eğitime verilen değer ortada ama iyi bir grafik tasarımcı olmak için güzel sanatlar eğitimi bana göre mutlaka alınmalı. Tasarımcı olmaya giden ilk adım okul zamanlarında atılıyor. Tabii ki mesleğinde çok iyi, “alaylı” olarak adlandırdığımız tasarımcılar da var. Ama bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda…  Gençler, sanatın tüm disiplinlerinden beslenmeye çalışsınlar, bunun için çaba sarf etsinler. Sadece programları bilmek, iyi bir tasarımcı olmaya yeterli değil.

Bir yayınevinde en çok kiminle etkileşimli çalışır bir grafik tasarımcı? Bu çalışmada yaşadığı sorunlar nelerdir?

Burak Tuna: Grafik tasarımcı bulunduğu departmana göre yoğun olarak editör, koordinatör, iletişim-pazarlama direktörü ile çalışır. İletişimin iyi kurulması birçok sorunu ortadan kaldırıyor. Her iki tarafın birbirini dinlemesi ve anlaması önemli. Kararsızlık sorun yaratabilir.

Serkan Yolcu: Yayınevinde tasarımcının en çok etkileşimli çalıştığı kişiler editörler ve varsa pazarlama departmanı olur. Ufak tefek sorunlar doğal olarak oluyordur, olacaktır. Asıl olay, birlikte çalıştığımız herkese koçluk yapmalı ve onların heyecanını yükseltmeliyiz. Tabii bu karşılıklı bir süreç. O zaman ortaya çıkan sonuçlar da herkesi mutlu edecek düzeyde oluyor.

Kitap üretim sürecinde yazarın ya da illüstratörün özel istekleriyle karşılaştığınız oluyor mu?

Burak Tuna: Nadiren oluyor, uygulaması zor bir istekle karşılaşmadım.

Serkan Yolcu: Evet, oluyor. Yayınevi ya da editör, yazarın isteklerini karşılanabilir boyutta buluyorsa, tasarımcı o zaman devreye giriyor. Ama her özel istek yapılamaz, bu işin doğasına aykırı.

Grafik tasarım çeşitli teknik imkânların kullanımını da gerektiren bir meslek. Gelişmiş bilgisayar sistemleri ve özel yazılımlar gibi. Bu alanda ülkemiz yayıncılığı ne durumda? Sorunlar, eksiklikler yaşanıyor mu?

Burak Tuna: Çalıştığım yayınevinde yazılım ve donanım ile ilgili güncel gelişmeleri takip ediyor ve hayatımıza geçiriyoruz. Uzaktan çalışmayı kolaylaştıran yazılım ve kurulumlar pandemi döneminde oldukça hızlı bir şekilde ele alındı ve gerçekleştirildi. Dünyanın farklı yerlerinde olsak dahi senkronize çalışabilecek durumdayız.

Serkan Yolcu: Yayınevleri gözlemlediğim ve deneyimlediğim kadarıyla daha iyisini yapabilirler. Ama bir alışma durumu var. Sorunlar, eksiklikler ortaya çıktıkça düzeltiliyorsa güzel ama göz ardı ediliyorsa orada sıkıntılar başlıyor demektir.

İş süreçlerinde yapılması teknik açıdan imkânsız ya da verilen zaman içinde yapılması mümkün olmayan taleplerle karşılaşıyor musunuz? Bu tür durumlarda tavrınız ne oluyor?

Burak Tuna: Teknik olarak imkânsız taleplerle karşılaşmadım hiç. Öncelikli işlerimiz için ise çalışma planımızı revize ediyoruz.

Serkan Yolcu: Bahsettiğiniz tarzda taleplerle tabii ki karşılaşıyorum. Ama bu talepleri zenginlik olarak görüyorum. Yani ne kadar kısıtlanırsam tasarımcı olarak o kadar yaratıcı olabileceğime inanıyorum. Özgür kalmak tasarımcılar için ciddi bir sorun, uçsuz bucaksız bir dünyanın içine girdiğinizi düşünürseniz ne yapsanız olacak gibi, tehlike çanları çalıyor o anda. Onu da yapsan olacak bunu da yapsan olacak. Bu bir tehlike. Güvende hissettiğiniz zaman, o güvenin konformizmi ile vasat işler de yapılabilir.

Zaten tasarımcı kendi bariyerlerini koymak durumundadır, müşteri söylesin veya söylemesin, işin içine girdiğinizde kendinizi kısıtlamanız gerekiyor ki odak noktanızı bulun. Tabii müşterinin baskısıyla istemediğiniz boyutlara erişen işler de olmuyor değil, ama sonuçta hamur bizim elimizde.

Türkiye’de yayıncılığın geleceğine dair olmasını istediğiniz, hayal ettiğiniz değişimler neler?

Burak Tuna: Türkiye’de nitelikli yayıncılığın çeşitlenmesini/zenginleşmesini ve medeni dünya ile daha yakın bir alışveriş içerisinde olmasını isterim.

Serkan Yolcu: Öncelikle kitapların, dergilerin içi görülmeyen “poşet” ya da “zarf” içinde satılmadığı günleri görmek. Ardından diğer hayallerimiz mutlaka gerçekleşecektir. 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.